MEHMET ÇAVUŞ ANITI :
ÇANAKKALE Savaşlarında bir değil birçok Mehmet Çavuş vardır. Bu anıt 1919 yılında yapılmış olup 650 şehidi temsil eder. 600 metrekarelik bir alanda yapılmıştır.
Anıt Mehmetçiğin ölüm pahasına savunduğu SERÇETEPE, KANLISIRT ile tek ikmal yolu olan ŞARAPNEL Vadisinde tamamen hakim olup Türkler ve İngilizler için önemli idi. Her iki taraf da elinde bulundurmayı istiyordu. Bundan dolayı burada çok kanlı çarpışmalar olmuştur. Bu savaşlarda her iki taraf da birbirlerine birkaç metre mesafeye kadar yaklaşmışlardır. En kanlı savaş 25 NİSAN 1915 günü olmuştur.(İlk çıkarma günü).
Öyküsü şöyledir : KABATEPE önlerine çıkarma yapılacak yeri belirlemek için 24 NİSAN günü bu sahilin biraz açığına bir şamandıra konulmuştur. Aynı gün akşamı, bu bölgede kıyı gözetlemesi yapan Mehmet Çavuş, güneşin batışı sırasında denizde parlayah bir cisim görür. Arkadaşlarına bu cismin yanına gitmek istediğini, çünkü bundan şüphelendiğini söyler. Yüzme bilen bir arkadaşı ile beraber bu cismin yanına gider. Bunun deniz dibine tespit edilmiş fosforlu bir şamandıra olduğunu görür. Arkadaşı bunu hemen batırmayı ya da alıp karaya çıkarmayı teklif eder. Mehmet Çavuş ise bu fikri beğenmez. Bunun İngilizler tarafından konulmuş bir işaret olduğunu anlamıştır. O halde düşmanı şaşırtmak lazımdır. Şamandıranın ipini keser ve serbest bırakır. 25 NİSAN sabahı çıkarma şamandıranın bulunduğu yere ARIBURNU bölgesine yapılır. Kayalık bir yer olan bu bölgeye çıkılmasına sebep olur. Böylece Mehmet Çavuşun yaptığı bu akıllıca iş Çanakkale savaşlarının sonucu üzerinde büyük etki yapar.
Anıt, Mermerden yapılmış olup, bakımlı ve güzeldir. Anıtın üç yönündeki kitabelerde şunlar yazılıdır :
Kuzeyinde : Boğazın ilk bombardımanı 19 Şubat 1915, Donanma ile Boğazın zorlanması 18 Mart 1915.
Doğusunda : Arıburnu ve Seddülbahir’e ilk çıktıkları gün 25 Nisan 1915. Seddülbahir’den çekildikleri gün 10-11 Kanun 1916.
Batısında : Anafartalar’a ilk çıktıkları gün 7 Ağustos 1915 Anafarta ve Arıburnu’nda çekildikleri gün 10-11 Kanun 1916.
Mehmet Çavuş anıtından güneye doğru giden yol, birden biter. Aşağıya bakıldığında doğanın bir harikası görülmektedir. Burası Arıburnu yarları olarak bilinen ve ANZAKLAR’ın ilk çıktıklarında karşılaştıkları yerdir.
25 NİSAN 1915 sabahı Bombasırtı’ndan hücuma kalkan bazı birliklerimiz, arazinin fundalık oluşu ve iyi bilinmemesi sebebi ile büyük bir coşku ile koşarken arazinin durumunu farkedememiş ve boşluğa uçmuşlardır. Ana komuta gemisi Queen Elizabeth’den dürbünle çıkarmayı (sahili) seyretmekte olan General Hamilton, ilk bu anı, “Gelibolu Günlüğü” isimli hatıratında şöyle bahsetmektedir : “Türkler çok cesur ve iyi savaşan insanlar. Karada hırsla üzerimize saldırdıkları yetmiyormuş gibi, şimdi de uçarak üzerimize geliyorlar.”
26 ŞUBAT 1915 günü boğazın denizden zorlanması sırasında düşman, donanma toplarıyla bataryalarımızı döverken, SEDDÜLBAHİR’e de bir akıncı müfrezesi çıkarır. Bu müfrezeye takımı ile karşı koyan ve geri püskürten Mehmet Çavuş’u Mustafa Kemal, (o sıralarda ECEABAT’a yeni gelmişti.) hatıralarında şöyle anlattı :
“Gece karanlığında yaralıları dolaştığım sırada Mehmet Çavuş adında birinin takımıyla düşmana atılışında, elindeki silahının kullanılmaz hale gelmesinden hücumuna taş ile devam ettiğini öğrendim. Emsallerine örnek olur düşüncesiyle hemen orada, kendisinin nişanla taltifini yukarı makamlara yazdım. Sonraları çok nam kazanan Mehmet Çavuş budur.
Bundan başka, GELİBOLU muharebelerinde “Bombacı Mehmet Çavuş” adlı birinin kahramanlıkları da anlatılır. Karşılıklı siperlerin yasak olduğu kesimlerde, özellikle KANLISIRT ve CONKBAYIRI bölgelerinde (buralardaki mevziler arası 30-40 m, hatta bir ara 8-10 metreye kadar düşmüştü. İngilizler bol miktarda el bombası kullanıyorlardı. Birliklerimizde ise son derece kısıtlı el bombası vardı. Bazı gözü pek erlerimiz, mevzilerine düşen el bombalarını hemen kapıp, patlayıncaya kadar geçen beş-altı saniyelik kısa süre içinde tekrar geldiği yere, geri atıyorlardı. İşte bombacı Mehmet bunların ünlülerinden biriydi. Türk siperlerine düşen pek çok bombayı gerisin geriye düşman mevzilerine geri atmış, arkadaşlarının hayatını kurtardığı gibi, sayısı belirsiz düşman askerini de saf dışı etmişti. Onun için bu tür bombaları atmak adeta oyuncak olmuş, bundan zevk duymaya başlamıştı.
Gene bir gün bombayı düşmana geri gönderirken, nasıl olduysa biraz gecikmiş ve bomba sağ elinde patlamıştır. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mehmet Çavuş gözlerini açtığında sağ kolu yoktu. Artık bomba atamayacağı için üzüldü, gözlerinden yaşlar boşandı. Ne var ki o, BombacıMehmet Çavuş olarak cephede nam salmıştı. Hastaneden çıkınca tekrar eski birliğine gönderilmesini istedi ve cephe gerisinde, taş ve bomba kullanarak sol eli ile günlerce çalıştı. Artık formunu bulmuştu. Bölük Komutanına çıkıp bomba atacağı en ön siperlerde görevlendirilmesini istedi. Tek kolu ile nice bombaları gene düşmana iade etmeyi başardı. Mehmet Çavuş sonunda gene bomba atarken şehit oldu.
“Kaldırdı dipçiğini Memiş
Bir top mermisi kolunu uçurdu ansızın
Al kanı sardı dört yanını
Neylersin Hak böyle demiş,”
KEMAL YERİ ANITI:
CONKBAYIRI’nın güneyinde, KOCATEPE Köylü ile KANLISIRT arasında kalan ve KABATEPE dahil geniş bir bölgeyi gözetleme ve kontrol altına altında tutabilen KEMAL YERİ, Mustafa Kemal’in çıkarma başlayıncaya kadar araziyi tetkik ve harita çalışması yaptığı yer, 26 NİSAN-17 MAYIS 1915 tarihleri arasında 19 ncu Tüm. Komuta yeri olarak kullanılmış, Arıburnu muharebelerini buradan idare etmiştir.
10 MAYIS 1915 günü burada bir çukurda harita ve arazi incelemesi yapan Mustafa KEMAL’e o zamanki 3 ncü Kor. Kur. Bşk. Kur. Yb. Fahrettin Bey (ALTAY) orada ne yaptığını sorar. Mustafa KEMAL cevaben : Bölgeyi incelediğini ve bulunduğu yerin ismini araştırdığını söyler.
Bunun üzerine Fahrettin ALTAY da, mademki bir isim bulamadın, o halde buranın adı KEMAL YERİ olsun demek suretiyle buraya tarihi ismi verilmiştir. (Ş. Süreyya AYDEMİR’in TEK ADAM 2. cilt).
3 ncü Kor. Komutanı Esat PAŞA (Esat BULKAT veya Yahya Kahramanı Esat PAŞA) anılarında, Mustafa KEMAL’I ziyaret için buraya geldiğini, lüks bir otel odası gibi çok güzel ve zevkle döşenmiş bir karargahla karşılaştığını belirtir. Hatta burayı çok beğendiğini, kendisinin devamlı olarak kullanmak istediğini söylediğinde, Mustafa Kemal’in çok memnun olduğunu ve derhal teslim ederek daha yukarıda “Su Yatağı” mevkiinde kendine yeni bir karargah yeri hazırladığını yazmaktadr.
Şimdi buraya 1982 yılında bir yazıt dikilmiştir. Üzerinde şu sözler bulunmaktadır.
“ BENİMLE BERABER BURADA MUHAREBE EDEN BÜTÜN ASKERLER, KESİN OLARAK BİLİNMELİDİR Kİ, BİZE VERİLEN NAMUS GÖREVİNİ EKSİKSİZ YAPMAK İÇİN BİR ADIM GERİ GİTMEK YOKTUR. UYKU, DİNLENME ARAMANIN, BU DİNLENMEDEN YALNIZ BİZİM DEĞİL, BÜTÜN MİLLETİMİZİN SONSUZA KADAR YOKSUN KALMASINA NEDEN OLACAĞINI HEPİNİZE HATIRLATIRIM.”
ATATÜRK’ÜN SAATİNİN PARÇALANDIĞI YER :
ÇANAKKALE Savaşlarında Mehmetçiğin saldırısını ön safta izler ve yönetirken bir şarapnel parçasının göğsüne çarparak bir rastlantı eseri cebindeki saatine gelerek saatinin parçalandığı ve böylece bu büyük komutanın hayatının kurtulduğu yerdir. Bu olay 65 santimetre çapında 4 adet beton küre ile saptanmıştır. 10 AĞUSTOS 1915 sabahı saat 04.30 da başlayan taarruzumuz (süngü hücumu) olanca şiddetiyle devam ederken, Mustafa KEMAL ve komuta heyetindeki diğer subaylar burada bulunuyor ve durumu yakından izliyorlardı. Yanında bulunanlardan Alay Komutanı Yb. Servet Bey (Tuğg. Servet YURDATAPAN) olayı şöyle anlatır :
“Düşmanın şiddetli topçu ateşi başladıktan sonra Mustafa KEMAL’in elini birden göğsüne götürdüğünü gördüm. Heyecanımı sezip, parmağını ağzına götürerek bana susmamı işaret etti.”
ATATÜRK ise anılarında bu olayı şöyle yazmaktadır : “Gökten şarapnel, demir parçaları yağıyordu. Büyük çaplı deniz topçularının tam isabetli daneleri yerin içine girdikten sonra patlıyor, yanımızda, kenarımızda büyük lağımlar açıyordu. Bütün Conkbayırı yoğun dumanlar ve ateşler içinde kaldı. Herkes tevekkülle işin sonunu bekliyordu. Çevremiz şehitler ve yarılılarla doldu. Muharebe alanında bir şarapnel parçası ğöğsünün sağına çarptı. Cebimde bulunan saati paramparça etti, vücuduma girmedi. Yanlız, derince bir kan lekesi bıraktı.
Aynı gün akşama doğru karargahta Ordu Komutanı Liman Von SANDERS Paşa ile karşılaşan ve yapılan süngü hücumunu anlatan Mustafa KEMAL, “Bu saat benim canımı kurtardı. Müsaade ederseniz bugünkü muvaffakiyetin hatırası olarak bu saati size takdim edeyim.” der ve parçalanmış saatini çıkarıp Ordu Komutanına verir. Liman Paşanın heyecandan titrediği, gözlerinin buğulandığı görülür. Yürekten kopan bir teşekkürle uzatılan saati alır ve karşılığında, ailesinin soyluluk armasını taşıyan kendi altın saatini verir.
ATATÜRK’ÜN 8/9 AĞUSTOS 1915 GECESİNİ GEÇİRDİĞİ YER :
Burası CONKBAYIRI’nda (ÇANAKTEPE’de) dir. Mustafa Kemal Anafartalar Grup Komutanı olduğu günün gecesi ertesi gün ve onu izleyecek 10 AĞUSTOS zaferinden önce dinlenmek ve zinde olabilmek için geceyi burada geçirmiştir. Bu nedenle buraya bir levha dikilmiştir. Bu levhada : “ATATÜRK, 8/9 AĞUSTOS 1915 gecesini burada geçirmiştir.” diye yazılıdır.
MUSTAFA KEMAL’İN TAARUZ EMRİNİ VERDİĞİ YER :
Mustafa Kemal’in 10 AĞUSTOS sabahı, arkasında saldırmak heyecanı ile dolu Mehmetçiğe kırbacını havaya kaldırarak saldırı emrini verdiği yerdir.CONKBAYIRI’nda,(ÇANAKTEPE’de) olup görüş sahası geniş ve Arıburnu’na hakimdir. Buraya bir levha dikilmiştir. Üzerinde: “ATATÜRK, burada taaruz emrini vermiştir.” diye yazılıdır.
MEHMETÇİK PARKI ANITI YAZITLARI :
CONKBAYIR’nda küçük bir tepeciğin etrafına dikilmiş 5 adet yazıt bulunmaktadır. Bunlar, Mehmetçik Parkı Anıtı’nın CONKBAYIRI yazıtlarıdır. Batı yönündeki yazıttan başlamak üzere saat yelkovanı isitkametinde sırasıyla okunduğu taktirde, Arıburnu-Conkbayırı bölgesinde cereyan edene muharebeler hakkında özet bilgi elde edilebilir.
Yazıtların geometrisine dikkat edildiğinde, geniş tabanlı temellere oturtulmamış olduğu dikkati çeker. Bu durum; içinde hala kemik ve kurşun çıkan toprağa en az müdahale ana fikrinden kaynaklanmaktadır.
Halen Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı “Milli Park Müdürlüğü’nce” Projeye uygun olarak yapımı sürdürülen Mehmetçik Parkı Anıtının ilk yazıtı 10 AĞUSTOS 1981 yılında Sayın Cumhurbaşkanı Kenan EVREN tarafından açılmış diğer dört yazıt da 1984 yılında tamamlanmıştır. Yazıtlar da şu sözler yazılıdır :
1 NCİ YAZIT :
19 NCU PİYADE TÜMEN KOMUTANI KURMAY YARBAY MUSTAFA KEMAL (ATATÜRK) 25 NİSAN 1915 GÜNÜ DÜŞMANIN ARIBURNU’NA ÇIKARTMA YAPTIĞI ÖĞRENİNCE KENDİ İNSİYATİFİ İLE 57 NCİ PİYADE ALAYINI BÖLGEYE SEVKETMİŞ, BU ARADA KIYI ÖRTMESİ YAPAN CEPHANESİ BİTMİŞ ÇOK AZ SAYIDAKİ ERLERE YAPTIRDIĞI SÜNGÜ HÜCUMUYLA KAZANILAN ZAMAN İÇİNDE YETİŞEN ALAYA MEVZİ ALDIRARAK DÜŞMANI CONKBAYIRI’NA ULAŞAMADAN DURDURMAYI BAŞARMIŞTIR.
2 NCİ YAZIT :
MUSTAFA KEMAL (ATATÜRK) 25 NİSAN 1915 SABAHI CONKBAYIRI’NA DOĞRU İLERLERKEN DÜŞMANA KARŞI, 57 NCİ PİYADE ALAYI İLE TAARUZA BAŞLARKEN: “BEN SİZE TAARUZU EMRETMİYORUM, ÖLMEYİ EMREDİYORUM, BİZ ÖLÜNCEYE KADAR GEÇECEK ZAMAN ZARFINDA, YERİMİZE BAŞKA KUVVETLER GELİR. BAŞKA KOMUTANLAR HAKİM OLABİLİR.” EMRİNİ VERMİŞTİR. BUCOŞKU İLE ŞAHLANAN MAHMETÇİKLER, DONANMANIN YOĞUN VE ETKİLİ ATEŞİ ALTINDA YILMADAN SÜRDÜRDÜKLERİ TAARUZLARIYLA DÜŞMANI CESARETTEPE’YE KADAR GERİ ATMIŞLARDIR.
3 NCÜ YAZIT :
ARIBURNU’NDAKİ DÜŞMAN KUVVETLERİ, ALDIKLARI TAKVİYELERLE DAHA DA GÜÇLENMİŞ OLARAK 6 AĞUSTOS 1915 GÜNÜ CONKBAYIRI’NA DOĞRU YENİDEN TAARUZA BAŞLAMIŞLARDI. GECE GÜNDÜZ ARALIKSIZ DEVAM EDEN KANLI MUHAREBELER SONUNDA, İKİ TARAF DA AĞIR KAYIPLAR VERMİŞ VE DÜŞMANI 9 AĞUSTOS 1915 AKŞAMI CONKBAYIRI TEPELER HATTINA 25 METRE MESAFEDE DURDURMAYI BAŞARMIŞTIR.
4 NCÜ YAZIT’DA :
10 AĞUSTOS 1915 SABAHI TÜRK KARŞI TAARRUZU SİPERLER YAKIN OLDUĞUNDAN SÜNGÜ HÜCUMU İLE BAŞLAMIŞTIR. DÜŞMAN DONANMA TOPÇUSUNUN CONKBAYIRI’NDAKİ MUHAREBELER SIRASINDA GÖZETLEME YERİNDEN BİR AN BİLE AYRILMAYAN ANAFARTALAR GRUP KOMUTANI ALBAY MUSTAFA KEMAL’İN BİR ŞARAPNEL MİSKETİ İLE PARÇALANAN CEP SAATİ HAYATINI KURTARMIŞ VE DÜŞMAN BU TAARRUZ SONUNDA AĞILDERE’SİNE KADAR GERİ ATILMIŞTIR.
5 NCİ YAZIT’DA :
DÜŞMAN KUVVETLERİNİN, GELİBOLU YARIMADA’SININ EN ÖNEMLİ BÖLGESİ VE DORUK NOKTASI OLAN CONKBAYIRI’NI ELE GEÇİREREK TÜRK KUVVETLERİNİ İKİYE BÖLMEK VE ÇANAKKALE BOĞAZI’NI ELE GEÇİRMEK AMACIYLA GİRİŞTİKLERİ DEVAMLI SALDIRILARI, KAHRAMAN TÜRK ASKERİNİN BÜYÜK CESARET VE GAYRETLE YAPTIĞI SAVUNMA HAREKATI KARŞISINDA BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANMIŞTIR. BU BÖLGEDE CEREYAN EDEN MUHAREBELERDE ; TÜRK ORDUSU 9.200 ŞEHİT, DÜŞMAN 12.000 KAYIP VERMİŞTİR.
ÜSTEĞMEN NAZİF ÇAKMAK ŞEHİTLİĞİ :
CONKBAYIRI’nın doruğunda etrafı duvarla çevrili çevresi ağaçlıklı olup Mareşal Fevzi ÇAKMAK’ın kardeşi için 1919 yıyında yapılmıştır.
CONKBAYIRI’nı ele geçirmek için 26 TEMMUZ 1915 günü ANZAK’lara karşı yapılan süngü hücumu sırasında şehit olmuştur.
Kitabesinde şunlar yazılıdır : “Mareşal Fevzi ÇAKMAK’ın kardeşi. Üstğm. Nazif ÇAKMAK burada, bölüğünün önünde süngü hücumu ile düşman siperlerine atıldığı sırada şehit olmuştur : 26 TEMMUZ 1915